

Gıda güvenliği alanında referans kabul edilen yapılardan biri olan Global Food Safety Initiative, “A Culture of Food Safety” dokümanını 2026 yılında güncelleyerek ikinci versiyonunu yayımladı. Bu güncelleme, yalnızca bir revizyon değil; aynı zamanda gıda güvenliği kültürüne bakış açısında önemli bir dönüşümü temsil ediyor.
2018 yılında yayımlanan ilk versiyon daha çok kavramsal bir çerçeve sunarken, yeni doküman yirmi yılı aşkın akademik çalışma, saha deneyimi ve profesyonel rehberlikten elde edilen verilerle desteklenen bir model ortaya koyuyor.
Bu noktada GFSI’nin rolü de net bir şekilde tanımlanıyor:
Kurum, gıda güvenliği kültürünün nasıl uygulanacağını değil, ne olduğunu tarif etmeyi hedefliyor.
Yeni versiyonda gıda güvenliği kültürü;
organizasyon içindeki tüm çalışanlar tarafından paylaşılan, öğrenilen ve zaman içinde yerleşmiş olan inançlar, değerler, davranışlar ve varsayımların bütünü olarak ele alınıyor.
Bu tanımın en önemli farkı, kültürü statik değil; yaşayan, gelişen ve organizasyonun performansını doğrudan etkileyen bir yapı olarak görmesi.
Güncellenmiş model, kültürü birbirinden bağımsız başlıklar yerine etkileşimli bir sistem olarak ele alıyor ve iki ana katmanda inceliyor:
Bu katman, kurumun “niyetini” ve temel yapısını temsil eder:
Değerler, vizyon ve misyon
Liderlik yaklaşımı ve etik anlayış
Çalışan bağlılığı, yetkilendirme ve hesap verebilirlik
Bu katman ise kültürün günlük hayattaki yansımasını ifade eder:
Risk ve tehlike farkındalığı
Gıda güvenliği uygulamalarında tutarlılık
Değişime uyum ve sürekli iyileştirme
Version 2.0 ile birlikte öne çıkan en önemli değişimlerden biri, kültürün yalnızca liderlik veya eğitim faaliyetleriyle açıklanamayacağının kabul edilmesi.
Yeni doküman;
İş yükü ve zaman baskısı
Tedarik zinciri gereklilikleri
Departmanlar arası iletişim eksiklikleri
Çalışma ortamı koşulları
gibi unsurların çalışan davranışları üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguluyor.
Bu, gıda güvenliği kültürünün yalnızca “ne yapılması gerektiği” ile değil, “gerçekte neyin mümkün olduğu” ile de ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Belgenin en güçlü mesajlarından biri şu:
Gıda güvenliği yönetim sistemleri (FSMS) tek başına yeterli değildir.
Prosedürler, talimatlar ve kayıtlar önemli olmakla birlikte, bunların sahada doğru şekilde uygulanmasını sağlayan şey organizasyonun kültürüdür. Sürdürülebilir gıda güvenliği performansı, ancak sistem ve kültürün birlikte işlemesini gerektirir.
GFSI’nin yeni yaklaşımı, organizasyonlara doğrudan ölçüm araçları sunmasa da, kültürü yönetmek için daha somut ve gerçekçi bir çerçeve çiziyor.
Bu versiyonla birlikte:
Kültür daha ölçülebilir hale getirilmeye çalışılıyor
Performans odaklı bir bakış açısı güçleniyor
Ve en önemlisi, gıda güvenliği “dokümanlardan davranışlara” taşınıyor
Gıda sektöründe faaliyet gösteren kurumlar için bu değişim, yalnızca bir uyum gerekliliği değil; aynı zamanda organizasyonel dönüşümü tetikleyen önemli bir fırsat sunuyor.
Gıda güvenliği kültürünüzü güçlendirmek, organizasyonunuzda sürdürülebilir bir yapı kurmak ve bu dönüşümü doğru bir yol haritasıyla ilerletmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yazar: Büşra Gürel Baştürk