

Gıda sektörünün doğası gereği, mevzuat güncellemeleri işimizin ayrılmaz bir parçası. 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan güncellemeyle birlikte, uzun zamandır aşina olduğumuz eski tebliğ yerini yeni “Parti Numarası Tebliği”ne (2026/11) bıraktı.
Sektörde ilk duyulduğunda ufak bir hareketlilik yaratmış olsa da baştan söyleyelim; ortada panik yapılacak veya üretim hatlarını durduracak yepyeni bir kriz durumu yok. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu adımı, aslında yıllardır uyguladığımız izlenebilirlik süreçlerini biraz daha şeffaf, tüketici için daha anlaşılır ve denetimler açısından daha net hale getirmeyi amaçlayan yapısal bir revizyon.
Yine de bu durum, “hiçbir şey yapmamıza gerek yok” anlamına gelmiyor. Mevcut etiket tasarımlarınızda ve kayıt süreçlerinizde yapmanız gereken bazı ince ayarlar var. Gelin, abartıya kaçmadan, sahadaki gerçek uygulamalar üzerinden nelerin değiştiğine birlikte bakalım.
Bir gıda krizinde veya ürün geri çağırma (recall) operasyonunda saniyeler bile değerlidir. O kriz anında, ürünün hangi vardiyada, hangi hammaddelerle üretildiğini bulmanızı sağlayan tek şey o küçücük parti (lot) numarasıdır.
Yeni tebliğ tam olarak bu izlenebilirlik mantığına odaklanıyor. Kural gayet net: Eğer ambalajın üzerine bastığınız parti numarası diğer metinlerle veya sayılarla karışıyorsa, okuyan kişinin bunun bir parti numarası olduğunu anlaması için kodun başına mutlaka “P” (Parti) veya “L” (Lot) harflerinden birini ekleyeceksiniz. Tüketici de denetim ekibi de o numarayı ararken bulmaca çözmek zorunda kalmayacak.
Üretim hatlarında en çok başvurduğumuz pratik yöntemlerden biri, üretim veya son tüketim tarihini doğrudan parti numarası olarak kabul etmektir. Neyse ki Bakanlık bu uygulamayı tamamen yasaklamadı, ancak ufak ama çok önemli bir şart getirdi.
Eğer tarih bilginiz (en az gün ve ay içerecek şekilde) açıkça okunabiliyorsa bunu parti numarası sayabilirsiniz. Fakat iş burada bitmiyor; etiketinizin uygun bir köşesine tüketicinin görebileceği şekilde şu minvalde bir açıklama yazmanız gerekiyor: “Parti/lot numarası, üretim tarihi / son tüketim tarihi / tavsiye edilen tüketim tarihidir.“ Önümüzdeki günlerde etiket tasarımlarını revize ederken grafikerlerinize hatırlatmanız gereken ilk detay muhtemelen bu olacak.
Bana kalırsa yeni düzenlemenin sahadaki en büyük yansıması bu madde olacak. Eskiden ambalaja bir numara basıp süreci kendi içimizde yönetebiliyorduk. Ancak yeni mevzuat işletmelere çok net bir “kanıt” sorumluluğu yüklüyor.
Oluşturduğunuz parti numarasının, gerçekten aynı koşullarda ve aynı kalitede üretilen bir ürün grubunu temsil ettiğini artık resmi olarak belgelemek ve kayıt altına almak zorundasınız. Olası bir denetimde “Bu lot numarasını neye göre belirlediniz?” sorusunun yanıtı, kalite yönetim dokümanlarınızda hazır olmalı. ERP sistemlerinizin ve FSSC 22000, BRCGS, IFS, ISO 22000 gibi kalite standartları altyapınızın bu yeni ispat yükümlülüğüne ne kadar hazır olduğu büyük bir soru işareti.
Avrupa Birliği (2011/91/AB direktifi) ile de uyumlu hazırlanan bu tebliğ, bazı pratik durumları istisna olarak kabul ediyor. Gözünüzü korkutmamak adına şu ürünlerde parti işareti arama zorunluluğunun olmadığını belirtelim:
En büyük yüzeyi 10 santimetrekareden daha küçük olan o minik ambalajlı gıdalar,
Müşterinin talebiyle tezgahta, göz önünde paketlenen ürünler (pastane veya şarküteri alışverişleri gibi),
Doğrudan işleme, hazırlama tesisine ya da geçici depolara giden dökme tarım ürünleri,
Çoklu ambalajında parti kodu bulunması şartıyla tüketiciye sunulan porsiyonluk dondurmalar.
Tebliğ 11 Mart 2026 itibarıyla hayatımıza girdi ancak sektörün mevcut ambalaj stoklarını eritebilmesi için 31 Aralık 2026 tarihine kadar süre tanındı. Bu tarihten sonra eski kurallara göre üretilmiş ambalajlarla rafa çıkmak kesinlikle yasak. Uymayanları ise 5996 sayılı Kanun kapsamında ciddi idari yaptırımlar bekliyor.
“Nasıl olsa yıl sonuna kadar vaktimiz var” cümlesi, gıda sektöründeki en tehlikeli yanılgılardan biridir. Depolardaki tonlarca ambalaj stokunu yönetmek, yeni etiket klişelerini onaylatmak, tasarım süreçlerini tamamlamak ve şirket içi yazılımları güncellemek aylar süren bir maratondur. Mevzuattaki küçücük bir gözden kaçırma, milyonlarca liralık ürünün toplatılmasına ve marka güveninizin sarsılmasına yol açabilir.
Risk almayın. İşletmenizin mevcut ambalajlarını check-up’tan geçirmek, yeni mevzuata sıfır riskle uyum sağlamak ve Bakanlık denetimlerinde sizi koruyacak izlenebilirlik altyapısını kurmak için Buraya Tıklayarak uzman ekibimizle hemen iletişime geçin. Siz en iyi bildiğiniz işi yapıp harika lezzetler üretin; mevzuatın karmaşık tarafını biz sizin yerinize çözelim!
“Başarılı bir ekip yaratmak için ihtiyacımız olan tek şey birlikte çalışmaktır.”
Yazar: Akakan Akay
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (2026). Türk Gıda Kodeksi Gıdaların Ait Olduğu Partiyi Tanımlayan İşaretler veya Numaralar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2026/11). 11 Mart 2026 Tarihli ve 33193 Sayılı Resmî Gazete.
Avrupa Parlamentosu ve Konseyi (2011). Gıdaların Ait Olduğu Partiyi Tanımlayan İşaretler veya Semboller Hakkında 2011/91/AB Sayılı Direktif (Directive 2011/91/EU). Avrupa Birliği Resmî Gazetesi.
T.C. Cumhurbaşkanlığı (2010). 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu. 13 Haziran 2010 Tarihli ve 27610 Sayılı Resmî Gazete.