

Gıda firmalarının pazarda varlıklarını sürdürebilmesi, büyüyebilmesi ve rakipleri karşısında avantaj elde edip bu avantajı koruyabilmesi, yenilikleri takip etmeleri ve yeni ürünler geliştirmeleriyle mümkündür. Yeni bir gıda ürününün geliştirilmesi; zaman, emek ve maliyet açısından zahmetli bir süreçtir.
Tüketiciler tarafından beğenilen bir gıda ürünü, tat, aroma, doku, renk ve görünüm gibi organoleptik özellikler açısından istenilen niteliklere sahip olmalıdır. Bu özellikler, ürünün tekrar satın alınmasını teşvik eden temel unsurlardır. Bu nedenle, yeni bir ürün geliştirilirken, yalnızca lezzet ve görünüm değil, aynı zamanda ürünün güvenilirliği, dayanıklılığı ve tüketici tarafından tercih edilme potansiyeli de değerlendirilmelidir. Duyusal analiz, gıda ürünlerinin tüketici beklentilerine uygunluğunu belirlemede ve raf ömrünü tespit etmede kritik bir rol oynar.
Duyusal değerlendirme ile ilgili ilk çalışmalar 18. yüzyılda İngiltere’de başlamış olup, 1753 yılında “Kadınlar Birliği” adlı kuruluş, üyeleri için “Gıda Alışveriş Yönergesi”ni yayımlamıştır. Bu yönergede, gıda satın alırken göz önünde bulundurulması gereken kriterler ve duyusal değerlendirme yöntemleri açıklanmıştır.
1975 yılında, İngiliz Standartlar Enstitüsü (BSI) duyusal testler ve tanımları içeren bir sözlük yayımlamıştır. Bunu takiben, 1976 yılında aynı enstitü, Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) kapsamında “Duyusal Analiz Yöntemleri Standart Taslağı”nı hazırlamıştır.
Türkiye’de ise duyusal değerlendirme, 1957 yılından itibaren şarapların kalite kontrolünde yasal bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından 1981 yılında TS 3631 numaralı “Duyusal Muayene” standardı yürürlüğe konulmuştur.
1983 yılında, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından TS 3904 numaralı “Tat Duyarlılığı” standardı yayımlanmıştır. Günümüzde, TSE tarafından Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) çerçevesinde hazırlanmış 28 farklı standart bulunmaktadır.
1982’de yayımlanan ve 2001 yılında güncellenen TS 3707 standardında, duyusal analizlerle ilgili temel terimler ve tanımlar yer almaktadır. Benzer şekilde, 1983’te yürürlüğe giren ve 2001’de revize edilen TS 3904 standardı, tat duyarlılığı tayinleri hakkında bilgiler içermektedir.
TSE, duyusal analiz konusunda ISO’nun önerdiği standartları uyarlama çalışmalarına devam etmekte olup, bu alandaki birçok duyusal değerlendirme tekniğini kapsayan standartları yayımlamayı sürdürmektedir (www.tse.org.tr).
Duyusal analiz, insan duyularının bir ölçüm aracı olarak kullanıldığı ve gıdaların şekil, renk, kıvam gibi görsel özellikleri ile lezzet, aroma ve doku gibi duyusal niteliklerinin değerlendirilmesini sağlayan bir bilim dalıdır. Bu analiz, görme, koklama, tatma, dokunma ve işitme duyularının tepkilerini ölçerek gıdanın duyusal özelliklerini incelemeyi ve yorumlamayı amaçlar.
Gıda endüstrisinde, ham madde ve işlenmiş ürünlerin duyusal olarak değerlendirilmesi, kalite kontrol süreçlerinin önemli bir parçasını oluşturur. Gıdalarda duyusal analiz ile kalite kontrol teknikleri sayesinde, ambalaj malzemeleri ile etkileşimden kaynaklanan ya da depolama sırasında meydana gelen olumsuz değişimler de duyusal yöntemler kullanılarak tespit edilebilir.
Duyusal değerlendirme, insanın beş duyu organının katkısıyla gerçekleştirilir:
-Optik etkiler (görme)
-Olfaktörik etkiler (koklama)
-Gustatorik etkiler (tatma)
-Haptik etkiler (dokunma)
-Akustik etkiler (işitme)
Duyusal analizler, amacına ve uygulama alanına bağlı olarak farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir:
•Tanımlayıcı Analiz: Panelistler, gıdanın tat, aroma ve doku gibi özelliklerini detaylı bir şekilde değerlendirerek tanımlar.
•Ayrım Testleri: İki veya daha fazla ürün arasındaki farkları belirlemek için yapılan testlerdir (örneğin, üçgen testi).
•Tüketici Testleri: Geniş bir tüketici kitlesi ile gerçekleştirilen ve ürünün beğeni düzeyini ölçen analizlerdir.
Duyusal değerlendirmede, ölçüm aracı olarak insan duyuları kullanıldığı için algıları ve tepkileri etkileyebilecek tüm faktörlerin kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu nedenle, duyusal analizler dikkatli bir şekilde yürütülmesi gereken, bilgi ve deneyim gerektiren ve zaman alan bir süreçtir.
Gıdalarda duyusal analizde güvenilir sonuçlar elde edebilmek için dikkat edilmesi gereken faktörler şunlardır:
•Duyusal analizin amacının net bir şekilde belirlenmesi ve bu amaca uygun yöntemlerin seçilmesi
•Panelistlerin doğru şekilde seçilmesi, eğitilmesi ve uygun bir panel oluşturulması
•Panel odasının düzenlenmesi ve örneklerin hazırlanması gibi fiziksel koşulların sağlanması
•Panelden elde edilen verilerin istatistiksel yöntemlerle analiz edilmesi
Sonuç olarak, panelistlerin iyi bir eğitimden geçirilmesi, duyusal analizlerin doğruluğunu ve güvenilirliğini artırarak hem bilimsel araştırmalarda hem de endüstriyel kalite kontrol süreçlerinde kritik bir rol oynar. Duyusal analiz, gıda sektöründe başarılı bir ürün geliştirme ve kalite kontrol sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Doğru yöntemler ve iyi eğitimli panelistler ile yapılan duyusal testler, tüketicinin beklentilerine uygun ürünler sunarak marka sadakatini ve pazardaki rekabet gücünü artırır.
Siz de ürünlerinizin duyusal kalitesini artırmak ve tüketici beklentilerini karşılayan lezzetler sunmak için, gıda sektöründe duyusal analiz uygulamaları hakkında bilgi edinebileceğiniz profesyonel duyusal analiz eğitim hizmetimizden yararlanabilirsiniz. Daha fazla bilgi almak için bizimle iletişime geçin!
Yazar: Büşra Gürel Baştürk
KAYNAKLAR
Harry T. Lawless, Hildegarde Heymann 2010. Sensory Evaluation of Food, Principles and Practices.
Karahan, D., & Keklik, N. M. (2018). HİNDİSTAN CEVİZİ EKSTRAKTI İÇEREN SOĞUK KAHVE İÇECEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE RAF ÖMRÜNÜN BELİRLENMESİ. Gıda, 43(6), 906-916. https://doi.org/10.15237/gida.GD18054
Engin Yaralı 2018. Gıdalarda Duyusal Analizler Notları
Dr. Öğr. Üyesi Adnan Fatih DAĞDELEN 2024 Gıdalarda Duyusal Analizler Notları